Bazı rotalar çok popülerdir ve herkesin seyahat planlarında yer alır. Ancak bazıları daha mütevazı, adeta gizli kalmış hazineler gibidir. İşte bu türden yerlerden biri de Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Tarihi, mutfağı ve gezilecek yerleriyle dolu bu bölge, kazılarla adeta bir açık hava müzesine dönüşmüş durumda ve ziyaretçilerine binlerce yıllık bir geçmişin izlerini sunuyor.
Bugün, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarihi eserlerini, antik kentlerini ve adeta bir müze zenginliği sunan cömert topraklarını keşfedeceğiz. Hazırsanız, başlayalım!
Göbeklitepe Ören Yeri

İnsanlık tarihinin en derinlerine inerek başlayalım. Güneydoğu Anadolu’nun tarihi yerleri arasında çok önemli bir yeri olan Göbeklitepe, Şanlıurfa şehir merkezine yaklaşık 22 km kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında bulunuyor. Göbeklitepe, kültürel evrimin tarım toplumlarından önce gerçekleştiğini ispatlayan buluntularıyla tüm ezberleri bozuyor. Yaklaşık 12.000 yıl önce inşa edilen Göbeklitepe’de, insanların toplanmak için kullandığı dairesel ibadet alanları ve bu alanlarda bulunan dikilitaşlar üzerindeki hayvan figürleri dikkat çekiyor.
Göbeklitepe’yi ziyaret etmek, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yapacağınız gezilerin ilk duraklarından biri olmalı. Bu büyüleyici yer hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, “5 Soruda Göbeklitepe” yazımıza göz atabilirsiniz.
Nemrut Dağı Ören Yeri

Güneydoğu Anadolu’nun tarihi yerleri arasında bir diğer önemli nokta ise Nemrut Dağı’dır. Kommagene Krallığı’ndan kalan antik kalıntılar, heykeller ve eşsiz manzaralar sunan Nemrut Dağı Ören Yeri, Adıyaman’ın Kahta ilçesinde bulunuyor. Nemrut Dağı’nın tepesinde bulunan heykeller, Kommagene Kralı I. Antiochos döneminde atalarına ve tanrılara duyulan minnetin bir simgesi olarak yapılmıştır. Dağın doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılan heykeller, Helenistik dönemin en güzel örneklerinden biridir. Özellikle Doğu terası, ören yerinin kutsal merkezi olarak kabul edilir ve en önemli antik kalıntılar bu bölgede bulunur.
Unutulmaz bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Nemrut Dağı’nda gün doğumunu izlemelisiniz. Daha fazla bilgi için “Kusursuz Fotoğrafların Peşinde: Nemrut’ta Gün Doğumu” yazımıza göz atabilirsiniz.
Yesemek Açık Hava Müzesi

Gaziantep İslâhiye ilçesinde bulunan Yesemek Açık Hava Müzesi, 110 dönümlük bir alan üzerinde yer alıyor. Burada yapılan kazılarda ortaya çıkan aslan, savaş arabası ve dağ tanrısı gibi 518 heykel sergileniyor. Yesemek Açık Hava Müzesi, Hitit, Suriye, Arami ve Asur sanatının etkilerini gösteren eserlerle dolu. M.Ö. 8. yüzyılda Yakın Doğu’nun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesi olan Yesemek, “oryantalizm” adındaki akımın ortaya çıkışına da tanıklık etmiştir. Bu akım, daha sonra Yunan sanatının da özünü oluşturmuştur.
Dara Ören Yeri

Mardin’in 30 km kuzeydoğusunda yer alan Dara Ören Yeri, Eski Mezopotamya’nın en eski kentlerinden biri. Büyük İskender ile Pers İmparatoru Darius’un savaşına sahne olan bu antik kent, İran Hükümdarı Darayuvaşi tarafından kurulduktan sonra Romalılar ve Persler arasında el değiştirmiş. Sonraki yıllarda Emevilerin ve Abbasilerin egemenliğine giren kent, 15. yüzyılda ise Türklerin hakimiyetine geçmiştir.
Dara’da kaya mezarları, büyük kesme taşlar, sikkeler, su bentleri, kilise, saray, çarşı ve zindan kalıntılarını görebilirsiniz. Ayrıca, Geç Roma dönemine dayanan mağara evleri de oldukça etkileyicidir.
Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı

Tarihi M.Ö. 9. yüzyıla dayanan ve Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yer alan Zerzevan Kalesi, Güneydoğu Anadolu’nun en esrarengiz yerlerinden biridir. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan kale, Roma İmparatorluğu’nun doğudaki son garnizonu olarak bilinir. Yer altı ve yer üstü şehrine sahip olan kale, 639 yılına kadar kesintisiz kullanılmıştır.
Günümüzde yapılan kazılarda kalenin içinde gizemli Mithras Tapınağı ortaya çıkarılmıştır. Bu tapınak, Roma İmparatorluğu askerleri arasında yaygın olan fakat Hristiyanlığın yayılmasıyla önemini kaybeden Mitras dinine aittir. 7 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğindeki tapınağın tarihi 1800 yıllıktır.
Körtik Tepe

Diyarbakır’ın Bismil ilçesindeki Ağıl Köyü’nün yanında yer alan Körtik Tepe, Botan Çayı ve Dicle Nehri arasında konumlanmıştır. Kazılar sayesinde tarihe ışık tutan birçok ilginç kalıntı ortaya çıkarılmıştır. Körtik Tepe’de kemik iğne ve dokuma evrelerini gösteren desen izleri gibi sürekli yerleşimin olduğuna dair pek çok arkeolojik kanıt bulunmuştur.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin etkileyici açık hava müzelerini sizler için derledik. Umarız bu keşifler, seyahat planlarınızı şekillendirir ve size ilham verir.
Keyifli seyahatler dileriz!
Daha fazla seyahat ve keşif içeriği için Keşfetmen Gerek‘i ziyaret edin ve Instagram’da bizi takip etmeyi unutmayın! @kesfetmengerek_


Yorum bırakın