Halfeti, hem zamana hem de suya meydan okuyan bir medeniyetler merkezidir. 2000 yılında Birecik Barajı’nın inşası sırasında büyük bir kısmı sular altında kalan Halfeti, 2013 yılında Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından Sakin Şehir (Cittaslow) ağına dahil edildi. O günden bu yana saklı bir cennet olarak bilinen bu batık şehir, su altında kalmış taş evler, mağaralar ve camilerle adeta bir masal diyarı gibidir. Bu sonbahar tatilinde eşsiz bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Halfeti’nin büyüleyici atmosferini birlikte keşfedelim.
Batık Şehir: Halfeti
Şanlıurfa’nın batısında yer alan Halfeti, huzurlu ve sevimli bir ilçedir. 2000 yılında Birecik Barajı’nın yapımı sırasında Halfeti’nin yarısı sular altında kaldı. Yerel halk, yaklaşık 15 kilometre mesafede yeni bir yerleşim yerine taşındı. Ancak, Fırat Nehri’nin suları altında kalan kısmı adeta bir masaldan çıkmış gibidir. Tekne turlarıyla gezilebilen bu batık şehirde, taş evler, mağaralar ve camiler zamanın durduğu bir anda varlıklarını sürdürmektedir. Bu da Halfeti’yi benzersiz bir yer haline getiriyor.
Halfeti, tarihin yaşadığı bir yerdir. M.Ö. 9. yüzyılda Asur Kralı III. Salmanassar tarafından kurulmuş olan Halfeti, Hitit, Pers, Makedon ve Selevkos medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Abbasî, Emevi, Selçuklu, Zengi ve Eyyubi kültürlerinin de izlerini taşıyan Halfeti, eşsiz bir tarihi zenginliğe sahiptir.
2013 yılında Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından Sakin Şehir ağına dahil edilen Halfeti, son yıllarda turizm alanında da önemli bir gelişme kaydetmiştir. Yılda yaklaşık 650 bin turistin ziyaret ettiği Halfeti, sonbahar tatili için mükemmel bir seçenek sunuyor.

Halfeti Nerede? Nasıl Gidilir?
Halfeti, Şanlıurfa’ya bağlı küçük bir ilçedir. Yaklaşık 40 bin kişinin yaşadığı Halfeti, Şanlıurfa’ya 110 kilometre, Gaziantep’e ise yaklaşık 105 kilometre uzaklıktadır. Farklı bir şehirden gelmeyi planlıyorsanız, iki havalimanını da kullanabilirsiniz çünkü mesafeler hemen hemen aynıdır. Ancak tavsiyemiz, Şanlıurfa’ya gidip merkezdeki tarihi yapıları gördükten sonra yola çıkmanız olacaktır. Bu şekilde, hem tarihi eserleri görme fırsatı bulur hem de zaman kaybetmezsiniz. Mutlaka görmeniz gereken yerler arasında Balıklıgöl, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Mevlid-i Halilurrahman Mağarası, Urfa Kalesi, Rizvaniye Camii ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi bulunuyor. Ayrıca, biraz zamanınız varsa tarih hakkında bildiklerimizi değiştiren Göbeklitepe de Şanlıurfa merkezden sadece 20 kilometre uzaklıkta. Göbeklitepe hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz, “5 Soruda Göbeklitepe” yazımıza göz atabilirsiniz.
Halfeti’ye kendi aracınızla gidebileceğiniz gibi, Şanlıurfa ve Gaziantep Otogarlarından kalkan minibüslerle de ulaşabilirsiniz.

Eşsiz Bir Deneyim: Halfeti Tekne Turu
Sonbaharın sakinliğinde Halfeti’ye gittiğinizde yapmanız gereken ilk şey tekne turu olmalıdır. Kentin su altında kalan bölümleri büyülü bir atmosfer oluşturuyor. Hem Şanlıurfa hem de Gaziantep üzerinden farklı rotalar mevcut. Halfeti’ye gitmeden önce araştırma yapmanızı tavsiye ederiz. Bizim önerimiz, Fırat Nehri üzerinden Çekem Mahallesi, Savaşan Köyü ve Rumkale rotasıdır. Bu rota üzerinde neredeyse tüm Halfeti fotoğraflarında görülen batık cami, Eski Halfeti, Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, su sarnıçları ve su kuyuları, su altında kalan evler, ağaçlar ve mağaralar görülebiliyor. Fotoğraf makinenizin yanınızda olduğuna emin olun, fotoğraf çekmeye doyamayacaksınız.
Bölgede hizmet veren birçok tur şirketi var. İsterseniz günübirlik turlara katılabilirsiniz. Eğer arkadaş grubunuz ya da ailenizle Halfeti’ye gidiyorsanız, özel tekne de kiralayabilirsiniz.
Sular Altındaki Şehrin İzinde: Halfeti’de Dalış Yapmak
Halfeti, dünyanın en ilginç dalış merkezlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. 2000 yılında sular altında kalan sokaklar, camiler, kiliseler, mağaralar ve yaşam alanlarıyla Halfeti, dalış meraklılarına benzersiz bir deneyim sunuyor. Bu deneyim sırasında Halfeti Ulu Camii, Hamamlı Konak, Kıyı Konakları, Savaşan Köyü ve Camii, Ermeni Kilisesi gibi tarihi eserleri görebilirsiniz.
Yine suyun altında bu bölgenin yeni misafirleri olan dikenli yılan balığı, kangal balığı, tatlısu inci kefali, tatlısu salyangozu ve su düğün çiçeği ile karşılaşmanız mümkündür. Belki şanslıysanız, su altının en oyuncu canlılarından dikenli yılan balığıyla fenerinizin ışığında dans bile edebilirsiniz. Şanlıurfa Valiliği web sitesinde yer alan bilgiye göre, bölgedeki dalış okulları aracılığıyla Halfeti’de dalış yapabiliyorsunuz.

Dünyada Tek: Halfeti’nin Karagülü
Mitolojik bir hikayeden fırlamış gibi görünen bu büyüleyici gül, kendine özgü renginin yanı sıra özel bir kokuya da sahiptir. Karagül tohumu başka bir yerde ekildiğinde, gonca halindeyken siyah olmasına rağmen açtıktan sonra rengi koyu kırmızıya dönüşür. Dünyada karagülün yetiştiği tek yer Halfeti’dir. Bunun sebebi Halfeti’ye özgü mikroklimadır.
Karagülle ilgili hüzünlü yerel efsaneler de bulunur. Efsaneye göre, Ulu Cami’nin yapımında çalışan Ermeni taş ustalarından biri olan Asadur’un güzeller güzeli kızı Vartuhi, evinin bahçesinde kırmızı güller yetiştirirmiş. Nehrin karşı kıyısında ise güvercin yetiştiren Müslüman bir genç yaşarmış. Gencin güvercini bir gün Vartuhi’nin bahçesine kaçmış. Güvercini almak için bahçeye giden genç, Vartuhi’yi görür görmez âşık olmuş. Ancak aileler bu aşka izin vermemiş. Gençler de kavuşamamanın verdiği azapla Fırat’ın sularına atlayarak intihar etmişler. Vartuhi’nin bahçesindeki güller bunun üzerine kırmızıdan siyaha dönmüş ve bugün hâlâ anlatılan bir efsaneye dönüşmüş.

Mezopotamya’nın Sümbülü, Güllerin Efendisi, Ağlayan Arap Kızı, Arap Gelini ve Arap Güzeli olarak da bilinen karagül, ilkbahar ve sonbaharda çiçek açar. Sonbahar tatili için Halfeti’yi özel kılan detaylardan biri de şüphesiz karagül bahçelerinde gezmektir.
Karagülle ilgili hoşunuza gidecek bir bilgi de paylaşalım. Eğer iyi bakılırsa karagül, uzun süre solmayan bir gül türüdür. Sonbahar tatili için Halfeti’ye giderseniz ve evinize karagül getirmek isterseniz bunu aklınızda bulundurun.
Halfeti’de Ne Yenir?
Halfeti’nin büyüleyici güzelliği, mutfağına da yansımıştır. Binlerce yıllık medeniyetlerin buluşması, Halfeti mutfağında çeşitlilik olarak kendini gösterir. Buraya özgü pek çok yemek vardır. Şabut balığı kebabı, haşhaş kebabı, soğanlı kebap, cağırtlak kebabı, domatesli kebap ve patlıcanlı kebap et severlerin kaçırmaması gereken lezzetlerdir. Dolma eziği, mukaşşerli pilav, tarhana çorbası, erik tavası ve semsek mutlaka tatmanız gereken yerel lezzetlerdir. Tatlılarda ise sütlaç, sargı burma tatlısı ve peynir helvası çok ünlüdür.

Halfeti’den bir şeyler almak isterseniz ev yapımı nar ekşisi, biber, kabak, patlıcan ve bamya kurutması, isot biberi, zahter suyu, kurutulmuş üzüm ve fıstık listenizde mutlaka olmalıdır.
Daha fazla seyahat ve keşif içeriği için Keşfetmen Gerek‘i ziyaret edin ve Instagram’da bizi takip etmeyi unutmayın! @kesfetmengerek_


Yorum bırakın